TUSCALOOSA ( PART I )

BU ŞEHİRDE GÖKYÜZÜ BİR BAŞKA GÜZEL

TUSCALOOSA   ALABAMA & THE UNIVERSITY OF ALABAMA

Kızım iki yıldır Tuscaloosa’da yaşıyor. Alabama Universitesi’nde Mikrobiyoloji okuyor ve okulun yüzme takımda. Biz de bu vesile ile iki yıldır arada onu ziyarete geliyoruz. Epeyce fotoğraflar ve videolar biriktirmiş olduk böylece. Sizlere biraz üniversiteyi ve şehri yazmak istedim. Niyetim Üniversitenin veya şehrin tarihini ve tanıtımını falan yapmak değil. İnstagramdan paylaştığım postların altına yazdığım küçük yazıları derleyip topladım. İlginizi çekeceğini düşündüğüm fotoğraflarımız, anılarımız, her geldiğimizde keşfettiğimiz manzaralar, cennet köşeleri falan yazdım. Bir rehber değil fotoğraf altı yazıları olacak. Umarım seversiniz.

THE PRESIDENT’S MANSION & BIG AL

Bayramlarda adettendir. Büyüklerimizi ziyaret eder, ellerinden öperiz. Buranın en büyüğüdür dedik, bayramdır dedik, kalktık geldik. Ziyaret edelim başkanımızı dedik. Bir de ne görelim. Big Al’de bizden önce gelmemiş mi. Başkanlık Konağı’nın bahçesinde bizi karşılamasın mı. Koştuk sarıldık…Kucaklaştık. İki yıldır yolunu gözlüyor, bir türlü karşılaşamıyorduk. Kısmet Şeker Bayramınaymış meğer. Çekildik üç beş selfie foto. Yeğenim Ceylinim için hepsi. Sıkı hayranı olur  Big Al’ın kendisi.

Bu mütevazi ama şık bina Üniversite Başkanı’nın konağı. Çevresi halka açık, korumaydı, güvenlikti hiç birşey yok. İstediğiniz gibi gezip fotoğraflayabiliyorsunuz. Bahçesinde çimlere serilip piknik yapanı bile gördüm. Yasak yok. Yeter ki saygılı olup kural çiğnemeyin.

KAMPÜSTE HİÇ POLİS VEYA GÜVENLİK YOK YALNIZCA ACİL DURUM BUTONLARI VAR

Koskaca kampüsün hiç bir noktasında güvenlik yok. Polis aracı da yok. Haftalardır buradayım. Çok nadiren birkaç kez polis arabasının geçtiğini gördüm. Hiç bir olaya da rastlamadım. Çok sakin bir üniversite ve şehir. Yine de hemen her yerde acil durum butonları var. Bastığınız anda emniyet hemen cevap veriyormuş ve saniyesinde geliyorlarmış.

Yine aynı şekilde şehirde hiç trafik polisine veya çevirmeye rastlamadım. Buna rağmen trafik kuralı çiğneyen hiç bir araç da görmedim. Korna sesi de hiç duymadım.

RIVERWALK TUSCALOOSA

Bu köşe kahve köşesi..Her sabah yürüyüş sonrası mola yeri..Kim varsa şansıma o sabah azıcık sohbet muhabbet de var…İnsanları çok nazik, çok cana yakın bu şehrin… Unuttuk bu tarz davranışları biz metropollerde yaşaya yaşaya…Kimse kimseye selam vermez oldu. Biri birşey sorsa kesin kötü niyetli diye kaçar olduk köşe bucak.

Riverwalk burası. Şehrin en manzaralı ve en serin yeri. Adının Walk olduğuna bakmayın. Çok az insan var benim gibi yürüyüp koşan.. Genelde oturup duruyor buranın yerlileri. Pek de haksız sayılmazlar, tam  keyif çatma yeri. 

Yaz aylarında çok sıcak ve nemli oluyor Alabama. Yürüyüş için günün çok erken saatleri en iyi zaman. Bir sabah erken kalkamadım. Yürüyüş yapmak için buraya geldim. O kadar ağaçlıklı ve yeşil ki günün her saati burada yürüyüş yapmak ve sonrasında kahve molası vermek çok keyifli. İyi ki uyuya kalmışımda keşfetmişim burayı. Müdavimi oldum ve sayesinde azıcık da tembel. Arada kalkmadım sabahları erken…Nasılsa Riverwalk var dedim öğlen de olsa gider yürürüm.

TUSCALOOSA RİVERWALK’ta BİR BALIKÇI

Huzurlarınızda en iyi arkadaşım. Balıkçıdır kendisi. Kapıp oltasını her sabah, gelirmiş nehir kenarına. Var mı bu nehirde balık dedim. Olmaz olur mu hiç dedi. Hem de kocaman kocaman balıklar var bu Tuscaloosa Nehrinde diye inandırdı beni. Dedi demesine de günlerdir hiç görmedim birşey avladığını. Bir torba karides var her daim yanında. Takıp oltasının ucuna atıp atıp duruyor nehrin ortasına. Varsa bile balık tutamıyor ama besliyor en azından. Neyse beslesin beslemesine, sevaptır nede olsa. Dedim bunlar jumbo karides. Pek güzel olur tereyağında, kavurup yesen ya.  Dedi “Don’t worry, I’m happy.” Peki dedim o zaman sana “Good luck.”

ATLAS OKYANUSU JUMBO KARİDES KAYNIYOR

Akşam yemeğine ilham verdiğin için teşekkürler arkadaşım. Huzurlarınızda “Karidesli Linguine”. Nehirde balık var mı bilmem ama okyanusta bol miktarda olduğu kesin. Siz de benim gibi denizden ne çıksa yerim diyenlerdenseniz buyurun soframıza afiyetle.

TUSCALOOSA BELEDİYE MECLİS TOPLANTISINA KATILDIM

İlk kez bir Belediye Meclis toplantısına katılıyorum. Ülkemde hiç böyle br fırsatım olmamıştı. Buralaraymış kısmet. Kızımın ev arkadaşı gazetecilik okuyor. Ödevi için onu götürüp götüremeyeceğimi sordu.  Benim için de ilginç olabilir diye seve seve kabul ettim.  Meclis salonu halka açıktı. Köpeği ile gelen birisi bile vardı.  Onbinlerce dolarlık projeler yarım saat gibi kısa bir zamanda görüşüldü. Önergelerin tamamı oybirliği ile kabul edildi.  Hiç kimse ses tonunu yükseltmedi. Belediye Başkanı ve tüm meclis üyeleri güler yüzlü ve çok samimiydiler. Belediye Başkanı Meclis toplantısı bitiminde halkla sohbet etti. Greta’ya gidip tanışmasını söyledim. Ben de onu beklerken Meclis üyelerinden biri yanıma geldi.
Şehre yeni mi taşındığımı sordu. Kızımı ziyaret ettiğimi söyledim. Spora çok önem verdiklerinden söz etti. Üniversitenin yeni yüzme koçunu sordu. Koçun yeni değiştiğinden haberdar olmasına önce çok şaşırdım. Sonra düşününce Üniversite ve spor şehri burası. Her yer spor kompleksi. Yaşam tarzları ya spor yapmak ya da takip etmek. Belediyenin önem veriyor olması çok olağan. Ayak üstü biraz sohbet ettik. Beni annelerin bulunduğu bir komite etkinliğine davet etti. Gençleri şiddetten korumak için görüş alış verişi yapacakları ve dua edecekleri bir ortam olacağını söyledi. Gitmeyi düşünüyorum. Değişik olabilir. Yazarım sonra kayda değer birşeyler varsa.

YAKALADIM SENİ ŞARKICI KUZEY KARDİNALİ KUŞU

Günlerdir kovalamaca oynuyorduk bu küçük kırmızı mı kırmızı geveze mi geveze kuşla. Adı Northern Cardinal. Buranın yerlisi. Orta büyüklükte siyah gagalı kırmızı tüylü pek güzel birşey. Ağaçların arasında çokca var ama göstermiyorlardı kendilerini. Şarkılarından mahrum etmiyorlardı. Dinletiyorlardı cömertçe o güzelim cıvıltılarını. Arada hızlıca uçarken görüyordum ama fotoğraflayamıyordum. Bugün kaçmaktan vazgeçti. Çıktı ağaçların arasından kondu bir duvara. Oradan seslendi bana. Şarkı söyledi. Namı değer şarkıcı kuş. Evet aynen buradaki lakabı “songbird”. Bilimsel adı Cardinalis cardinalis. Kuzey Kardinali. Kısa kanatlı, uzun kuruklu ve kafasının tepesi papağan gibi tüylü. Gagasının çevresi ve yüzü siyah. Pek güzel bir şey. Kırmızı olsun benim olsun zaten. En sevdiğim renk. Karşılaştığımıza çok memnun oldum. Teşekkürler Cardinal…

ALABAMA ÇOK DİNDAR BİR EYALET DOLAYISIYLA TUSCALOOSA’da ÇOK MİKTARDA KLİSE ve ŞAPEL VAR

Tuscaloosa’da Üniversitenin ve şehirin tamamına yayılmış durumda onlarca hatta yüzlerce klise ve şapel var. Şehir merkezindeki iki tanesi çok büyük ve çok aktif. Buradaki kliseler bir nevi sosyal kulüp gibi çalışıyorlar. Benim etkinliklerine katıldığım “First Baptist Church”’de balo salonu bile var. Katıldım derken herhangi bir dinsel etkinlik veya ayine değil. Klisede Şehre yerleşen göçmenler için açılmış İngilizce sınıfları var. Aynı zamanda halk eğitim merkezi gibi çalışıyorlar. Yerli halk için de el becerisi kursları, kreş ve kermes gibi olanaklar sunuyorlar. Hepsi ücretsiz. Haftanın bazı günlerinde de yemek ve eğlence organizasyonları yapıyorlar. Çok büyük bir balo salonları var. Bina çok büyük telefonumla fotoğraflamak istedim ancak hiçbir açıdan tamamını sığdıramadım.

Bahar ve kış aylarında haftanın hemen her günü kurslar açık ve ingilizce sınıflarında üç ayrı seviyede eğitim veriliyor. Ben Haziran ayında şehirde olduğum için haftada iki gün olan ve yazın da devam eden konuşma kafesine katıldım. Şehre gelmeden kayıt yaptırmış ve yalnızca 3 haftalığına katılabileceğimi yazmıştım. Çok sıcak karşıladılar ve hemen sınıfa dahil ettiler. Zaten kapıları herkese açık. Yaz olduğu için yoğunluk yok. Çok değişik bir tecrübe oldu benim için. Onlarca farklı milletten insanla sohbet ve fikir alış veriş yapabilmek şansı yakaladım. İyi ki tembellik yapmamış katılmışım. Değişik bir tecrübe oldu benim için. Amerikalı çalışanlar ve gönüllü öğretmenlerle kucaklaşarak ayrıldık. Ağustos ayında geldiğimde kendilerine lokum getireceğim. Turkish delight bilmeyen yok pek ünlü buralarda.

BAHAMALAR

BAHAMALAR’ın BAŞKENTİ NASSAU ADASI’nda BİR GÜN

Bahamalar’ın başkenti olan bu adayı, Miami’den katıldığımız bir cruise seyahatinde ziyaret etmek fırsatı bulmuştuk. Nassau otantik Karayip adası havasından çok Kuzey Amerika şehri havasında olduğundan, bu adayı Karayipler de favorilerim listesinde ön sıralara alamam. Yine de turkuaz renkli denizi, bembeyaz plajları, pırıl pırıl güneşiyle bizim için çok keyifliydi. Su sıcacıktı saatlerce okyanusun tadını çıkarttık. Beyaz olduğundan olsa gerek kum ayaklarımızı yakmadan yalın ayak sahil boyunca yürüyüş yaptık. Şemsiye kiralayıp öğle saatlerinde güneşten biraz kaçıp dinlendik ve ananas kokteyllerinin tadına baktık. Kendimizi cennetin bir köşesini keşfetmiş gibi hissettik.

Siz de gemi ile günübirlik buraya gelecekseniz, kara turlarına katılıp şehri gezmeyi tercih edebilirsiniz  ya da tekne veya dalış turu yapabilirsiniz.  Şehri kendiniz de gezebilirsiniz. Liman şehir merkezinin yanı başında olduğundan, Rawson Meydanı, Parlamento Binası ve Halk Kütüphanesi gibi yerlere kolayca ulaşabilirsiniz.

Sadece plajların tadını çıkartmayı da tercih edebilirsiniz.. Limandan plajlara giden tekneler ve araçlar var. Kişi başı 4 dolara her yere ulaşmak mümkün. Cennet Adası ve Cabbage plajı bizim tercihimiz oldu.

Atlantis Oteli de gezilecekler listesinde yer almakta.. Otelin önünde harika bir plaj var. Oteli dolaşıp buradan okyanusa dalabilirsiniz.

Bay Street denilen ana cadde gün içerisinde oldukça hareketli. Dükkanlar ve Straw Markette dolaşmak çok keyifli.  Ama  akşam saatlerinde her yer kapalı. Bu caddeyi gezmeyi geç saatlere bırakmayın.

BAHAMALAR BAŞKENTİ  NASSAU HAKKINDA KISA KISA

Nassau , Bahamalar’ın başkenti ve aynı zamanda en büyük ticaret merkezidir.  Bahamalar’ın  nüfusunun %70’i burada yaşar. Böyle büyük bir oran duyunca çok kalabalık zannetmeyin… Yaklaşık 250.000 ‘dir toplam yaşayan sayısı. İngiliz Milletler topluluğu’na bağlı bir takım adadır. Atlas okyanusundaki Kuzey Amerika’ya en yakın adalardır. Kuzey Karayip Adaları diye de geçer. Ana karaya yakın olunca haliyle Bahamalar en çok ziyaret edilen, turizm gözdesi adalardır. Bazılarına Florida Eyaleti’nin kıyı şehirlerinden feribotlar kalkmaktadır. Cruise turlarının da mutlak uğrak limanıdır.

1492’de Kristof Kolomb tarafından keşfedilen adalar cenneti yıllarca sömürge altında kalmıştır. 1629 da İngiliz Kralı 1. Charles tarafından bakanlarının birine bağış olarak verilen Bahamalar, 1983’de Karayipler topluluğu ortak pazarına (CRICOM) dahil olmuştur. O tarihten bugüne kadar da turizm açısından sürekli gelişme kaydederek günümüzde en tercih edilen tatil cennetleri arasında yer almaktadır.

NASSAU’YA NASIL GİDİLİR? VİZE GEREKLİ MİDİR?

Şehir merkezine  15 km uzaklıkta Lynden Pindling Uluslararası Havalimanı vardır. Birleşik Devletlere, Karayiplere, Kanada ve Birleşik Krallık’a  uçuşlar yapılmaktadır. Türkiye’den direk uçuş yoktur. Uçakla gideceklerin Amerika üzerinden aktarma yapmaları gerekmektedir. Bahamalar her ne kadar İngiliz Milletler Topluluğu’na bağlı olsa da Türk vatandaşlarından vize istenmemektedir. Aktarmalı uçuşla adaya gidip uzun bir tatil yapmayı düşünebilirsiniz. Deniz, kum, güneş tatili olduğu kadar gezilecek yerler açısından da zengin bir menünüz olacaktır. Ama benim tavsiyem okyanusu aşıp kıta değiştirecekseniz tek bu adayla yetinmeyin. Florida turunuza dahil edin. Miami’yi, Orlando’yu falan gezin bunca yol kat etmişken. Zaten İstanbul’dan gidecekseniz uçuşunuz Miami’ye olacaktır. Bir iki gün kalıp kısa bir Bahamalar Cruise turu yapın. Bu şekilde çok daha ekonomik bir şekilde Bahamalar’ın tadını çıkartabilirsiniz. Teklif var ısrar yok…Tercih sizin..Benim param bol karışma sen derseniz karışmam elbet…

NASSAU ŞEHİR İÇİNDE ULAŞIM

Jetney adlı minübüsler adanın tamamında ulaşım sağlamaktadır. Limanda gemiden iner inmez karşınıza çıkmaktadır. İstediğiniz koya plaja bunlarla ulaşmanız mümkündür. Kişi başı 4 dolar gibi bir ücret ödemeniz yeterlidir. Akşam 19:00’a kadar servis vermektedirler. Bu saati kaçırırsanız taksilerden faydalanabilirsiniz. Cennet adasına giden tekneler de vardır.

Araç kiralayarak da gezebilirsiniz. Binek araçların günlük kiraları 80 dolardan başlamaktadır. Buggy turu yapan firmalar da mevcuttur. Araç kiralayacaksanız trafiğin soldan aktığını hatırlatmak isterim. Yerlilerin araç kullanma şekli de biraz tehlikeli bilmenizde fayda var.

NASSAU ADASI PLAJLARI

Nassau’nun plajlarını gördüğünüz sırada turkuaz sulara dalmak için sabırsızlanacağızdan emin olabilirsiniz. Ada’nın ağırlıklı olarak kuzeyi olmak üzere dört bir tarafı plajlarla çevrilmiş durumdadır.

CABBACE BEACH: Şehir merkezine 5 km mesafededir. Atlantis otelinin bulunduğu koydadır. Pırıl pırıl bembeyaz kumsalı olan bir plajdır. En gözde plajlardan biridir. Atlantis Oteli’nin bulunduğu koydadır. Günübirlik ziyaretçiler için tesis olmamakla birlikte şemsiye, şezlong kiralayan ve içecek satan  yerliler hemen çevrenizi sarmaktadırlar. Kendinizi suya bıraktığınız andan itibaren hiç çıkmak istemeyeceğinizden aslında şezlonga pek de ihtiyacınız olmayacaktır. Her mevsim öğle saatlerinde sıcaktan ve güneşten biraz olsun korunabilmek için şemsiye kiralamanızı öneririm. Pazarlık yapmayı da ihmal etmeyin. 50 dolardan açılan şemsiye kirası kapısını 15 dolar ile kapatabilirsiniz. Türk usulü ne tuttururlarsa onu kapıyor adanın yerlileri.

Biz adada günübirlik kaldığımızdan Atlantis’i de gezmek istediğimizden bu plajı tercih ettik. Bunun dışında siz  CABLE BEACH, JAWS BEACH, PARADISE ISLAND BEACH’lerden birisini tercih edebilirsiniz. Hepsinde aynı güzellikleri bulacağınızdan eminim. Birisine gidip doyasıya okyanusun tadını çıkartın.

Plajlardaki oteller de kullanıma açık. Barlarından ve restaurantlarından faydalanabilirsiniz. Biz Atlantis Oteli’ni tercih ettik. Çok şık bir tatil köyü. Adanın doğal atmosferini bozmadan naturel renklerde yapılmış. Cruise turlarında çocuklu aileler için de bu otelin eğlence parkları öneriliyor. Biz kalabalık ve gürültü ortamları tercih etmediğimizden parkların yakınından hızla geçtik. Ama sizin aradığınız böyle bir eğlence ise tam yerindesiniz.