GÜRCİSTAN BATUM REHBERİ PART I

Batum Piazza Meydana …

BATUM ’a NASIL GİDİLİR?

Gürcistan’a girişlerde vize ve pasaport istenmediğinden giriş çok kolaydır. Nüfus kağıdınızla giriş yapabilirsiniz. Hopa’dan aracınızla gidip Hopa sınır kapısından geçecekseniz de, aracınız için herhangi bir ekstra işleme gerek yok. Ehliyetinizin olması yeterli. Cipli ehliyete bile gerek yok. Tam kapı komşusu anlayacağınız.

Uçakla gidecekseniz birkaç yolu var. İstanbul’dan direk Batum’a uçabilirsiniz. Kısıtlı zamanınız varsa pahalı olan bu yolu kullanabilirsiniz. Zamanınız varsa Hopa’ya uçuş bileti alabilirsiniz. Aynı uçakla gideceksiniz ama Batum havalimanından servislerle Hopa’ya gidip sınır kapısından tekrar Gürcistan’a giriş yapacaksınız. 3 saat civarında zaman kaybetmiş olacaksınız fakat çok daha ekonomik uçacaksınız.

Biz kışın gittiğimiz için ve yalnızca 2 gece kalacağımızdan  direk Batum’a uçmayı tercih ettik. Uçuşumuzu çok erken planladığımızdan ve yüksek sezon olmadığından çok fiyat farkı da ödemedik. Siz yaz aylarında gidecekseniz Hopa’ya uçmayı seçebilirsiniz.

Bir diğer yolda Trabzon’a uçmak oradan toplu taşıma veya araç kiralayarak sınırdan geçmek olabilir. Hatta zamanınız bolsa bir iki gece Trabzon’da kalıp şehri bir güzel gezebilirsiniz. Fırsat bu fırsat Karadeniz havasını hem sınırımızdan hem de komşudan koklayabilirsiniz.

BATUM NEDEN BU KADAR MODA OLDU?

Öncelikli nedeni vize ve pasaport istenmemesi. 90 günden fazla kalacaksanız ve Gürcistan’dan sonra Türkiye’ye dönmeyip başka bir ülkeye geçiş yapacaksanız bu söylediğim geçerli değil tabbi ki. Ülkemizde kumarhanelerin yasaklanması da kumar sever insanlarımızı Gürcistan’a ve Kıbrıs’a kaçıran önemli bir neden. Batum’da komşu kapımız olunca bu konuda yoğun bir talep olduğu kesin. Bir diğer neden biraz önce yazdığım ulaşım kolaylıkları. Batı sınır komşularımız Bulgaristan ve Yunanistan’da da kumarhaneler var. Hatta Bulgaristan’da sınıra en yakın şehirde bol miktarda var. Bir ara yazarım, kumarhaneli otellerin hepsi Türkler için kurulmuş adeta. Ama vize ve aracınız için işlemler biraz fazlaca. Batum için bunların hiç birine gerek yok. Bundan dolayı Türk insanı için fazlaca cazip.

Ayrıca birçok Gürcü de Türkçe  konuşup anlayabiliyor. Dil sıkıntısı çekmiyorsunuz. Oteller  pek olmasa da yemek içmek çok ekonomik. Avrupa’nın birçok şehrine kıyasla Batum’da çok ucuza çok daha fazla damak tadınıza uygun yiyip içebiliyorsunuz. Şarapları çok kaliteli.  Şarap tadımı yapabileceğiniz mekanları ve şehre yakın üzüm bağları var. Alkol ve sigara çok ucuz. Sigaraya karşıyım biliyorsunuz. Fiyatların ucuzluğuna vurgu yapmak istedim yalnızca.

Yaz aylarında plajları da çok keyifli. Karadenizliler kendi memleketlerinde yaşayamadığı rahatlığı burada yaşayabiliyor. Yüksek sezonda Kıbrıs ve Akdeniz sahillerimize göre yaz tatili çok daha ekonomik. Daha ne olsun.

BATUM da HAFTA SONU KAÇAMAĞI

Sadece iki günde gezilir mi demeyin. Pekala da gezilir. Üstelik biz gittiğimizde kışın ortasıydı. Hava da yağışlıydı. Buna rağmen şimdi yazacağım her yeri rahatlıkla gezdik. Size tavsiyem sonbahar veya yaz aylarında gitmeniz. Bizim yapamadığımız Plajından Karadeniz’ e dalmanız. Yarı Şile’ liyim ben. Karadeniz’i iyi bilirim. Geç ısınır geç soğur, az tuzludur. Çok rahat girersiniz. Herkes sevmez ama ben severim dalgalarında boğuşmayı.  Sonbaharda’da nimetlerinden faydalanırsınız. Denizden ne çıkarsa yiyenlerdenseniz yaşadınız.

Batuma’a sırf şehir gezisi için gidiyorsanız zaten iki gün yeterli fazlasında sıkılabilirsiniz. İki günde nasıl gezebilirsiniz, nereleri gezebilirsiniz detaylı bir şekilde yazdım. Keyifli okumalar.

Çoruh Nehri …

BATUM DA ARAÇ KİRALAMAYA GEREK YOK

Bizim gibi Batum’a direk uçacaksanız ve yalnızca iki günde şehri ve civarını gezmek niyetindeyseniz araç kiralamanıza gerek yok. Çünkü şehir çok küçük çoğu yere yürüyerek ulaşabilirsiniz. Birkaç yere de taksi kullanabilirsiniz. Avrupa şehirleri gibi toplu taşımalara günlük, haftalık vs. Bilet almanıza da gerek yok.

İlk gününüzü şehre ayırın. İkinci günü de şehrin dışındaki tarihi mekanlara ve üzüm bağlarına doğaya ayırın. Hem araç kiralama hem de çevre gezisi yap diyorsun. Bu nasıl iş dediğinizi duyar gibiyim. Her ne kadar çok turistik bir şehir olmasa da otellerde turizm firmalarının deskleri var. Sizin kaldığınız otelde veya hostelde yoksa da  Radisson Blu gibi büyük otellerde var. Pekala gidip yardım alabilirsiniz.  Biz bu şekilde yaptık çok da rahat ettik. Bir günlüğüne çok ucuza şoförlü araç kiraladık. Üstelik Az biraz Türkçe bilen birini yönlendirdiler. Listemizde olan her yere kolayca ulaştık. Sohbet muhabbet de bonusu oldu. Kendimiz araç kiralasaydık Gürcü insanının sıcaklığını, ülkenin bazı gerçeklerini öğrenmemize imkan olmayacaktı. Turist rehberlerinde yazanlar genelde ülkenin ve şehrin vitrinidir. Detayları ancak ve ancak yöre insanlarıyla sohbet şansınız varsa öğrenebilirsiniz.

BATUM’da GÜRCÜ YEMEKLERİ

Batum’da Gürcü restaurantlarının hemen hepsinde benzer menü bulacaksınız. Karadeniz ve Doğu Anadolu mutfaklarımızı andırdığından yemekleri yadırgamayacaksınız. Çok fazla çeşit yok ama Batum’da aç kalmayacağınız ve Şarabın da eşlik edeceği sofralardan fiyat ve lezzet açısından mesut kalkacağınız kesin. İşte bizim denediklerimiz ve en meşhur olanlar;

Haçapuri …

Haçapuri Gürcü pidesi, peynirli ve arzu ederseniz üzerinde yumurtalı olarak servis ediliyor. Kıymalı vs. çeşitleri de var.  Karadeniz’in yuvarlak üstü açık kalın hamurlu pidesine benziyor. Bizimkine göre daha küçük ama bir tanesi bir kişiyi rahatlıkla doyurabilir. Çok özel bir tat değil, bizim Karadeniz pidemiz kadar da başarılı değil. Gelmişken tatmak adına ortaya bir tane söyleyin derim. Ya da otelinizde kahvaltı yoksa, bir sabah kahvaltı niyetine yiyebilirsiniz.

Chashushuli, Güveçte sunulan sebzeli et yemeğidir. Soğan, sarımsak, patates, mantardan yapılıyor. Kişniş sevmiyorsanız burada en çok kullanılan baharat. Sipariş verirken kişniş istemediğinizi özellikle belirtmenizi öneririm.



Khinkali …

Khinkali Gürcü Mantısı, Hinkali diye okunuyor. Erzurum’da da biz mantıya hıngel deriz. Yarım ay şeklinde irice yapılır. Baharat ve soğan konulmaz yalnızca tuzlu çiğ kıyma ile yapılır ve az haşlanır. Bir de daha küçük bohça şeklinde yapılan mantımız vardır. Yuvarlak kesilen hamur ucu açık kalacak şekilde bohça gibi kapatılır. Haşlanınca içine sıcak su girsin her lokması sıcak kalsın diye. Biraz eziyetli bir kapatma şeklidir. Rahmetli babam yalnızca bunu yerdi ve annem ona özel yapardı. Geri kalanını şapka şeklinde kapatırdı. Gürcü mantısı bizim bu bohçadan daha büyük ve özel elekli tencerede buharda haşlanıyor. Etli, mantarlı, peynirli ve patateslisi yapılıyor. İçi sulu kalıyor. Bu yüzden elle yenmesi gerekiyor. Sert kısmından tutup suyunu akıtmadan yemeniz gerekiyor. Bizim gibi kibarlık yapıp çatal bıçakla yerseniz lezzetini alamıyorsunuz. Biz hepsinin tadına bakmak amacıyla birer ikişer hepsinden ısmarladık. Gürcüler kayık tabaklarda tepeleme söylüyorlar. Menülerde genellikle  taneyle fiyatlandırılıyor.

Ukrayna restaurantı …

Gittiğimiz bir Ukrayna restaurantında da aynı tip yemekler vardı. Patatesli mantı yarım ay şeklinde çatalla kapatılmıştı. Güveçte de et yerine tavuk kanatları yine patates ve soğanla pişirilmişti.

Gürcü Şarabı …

Peynir ve Şarap, Gürcü peynirleri çok lezzetli. İsli kaşar peynirini ve bizimkine benzer beyaz peynirini şarap eşliğinde tadın mutlaka. En şık restaurantlarında bile bizdeki kadeh fiyatına şişe açtırabilir ve kaliteli Gürcü şaraplarını deneyebilirsiniz. Çok beğenecek eve dönerken birkaç şişe alacaksınız emin olun.

Bal, Arıcılık Gürcistan’da önemli bir geçim kaynağı. Eve döndüğünüzde, hafif damağınızı yakan gerçek bir bal yemek isterseniz , valizinize bir şişe atın.

Çaça, Gürcistan’ın milli içeceğidir. Kırsal kesimlerde halk bahçeden ne meyvesi toplasa atıp votkasını yapıyor.  Şeffaf rengi gibi masum bir içki değildir. Oldukça serttir. Genellikle sek içilir. Azerbeycan’da da meşhur olan armut gazozunu eşlik ettirenler de vardır.

BATUM’da KUMARHANELER ve GECE HAYATI

Gezilerimizde bizim aslında çok fazla gece yaşantımız yoktur. Kumar’da tarzımız değildir. Bütün gün gezip yorulduktan sonra, akşamları uzun uzun akşam yemeği yeriz, keyif yaparız. Ertesi sabah da güne erken başlayacağımız için gece yarılarına kalmayız. Nadiren müzikli mekanlara, barlara gideriz. Tek şehir turlarımız için söylüyorum bunu. Daha uzun tatiller ve cruise turlarında durum başka.

Batum’da  ilk gecemizde kumarhaneye gittik. Sonuçta birçok vatandaşımız bu maksatla buraya geliyor. Fikir vermezsek olmaz dedik sizin için fedakarlık yaptık. 150’şer TL’lik limit koyduk. Sigara içilen ortamlar pek bana göre değildir. O yüzden çok fazla kalmak niyetinde değildim. Ama demleme çayı görünce, çay ocağına en yakın makinenin başına geçtim. Param çabuk bitmesin diye de kuruş kuruş oynadım. Canel’in atmosferden şikayeti olmadığı gibi benim bütün karşı çıkmalarıma rağmen sigarasını tüttürdü, pokerini oynadı. Bütün havalandırmaya rağmen atmosferi biraz dumanlı olsa da, yemek içmek sigara vs. Herşey bedava. Yemek için de öyle çok detaylı bir açık büfe yok. Ama akrabanızın evinde gibi rahatsınız.  Tas kebabı, pilav o gecenin yemeğiydi. Çok da damak tadımıza uygundu. Üzerine de çay…oh mis… Bize çok iyi geldi. Turlarımızda genellikle iki öğün yeriz. Sabah yoğun bir kahvaltı yapıp geziye çıkarız. Arada kahve molası veririz. Akşam üzeri de yemek yeriz. O gün sanırım biraz erken yemişiz ki kumarhanede çok acıktık. İkramlara karşı koyamadık.

KUMARDAN PARA DA KAZANDIK

Yedik içtik üzerine bir de para kazandık. Ben çay içeceğim diye kuruş kuruş oynarken en büyük ikramiyeyi bulmaz mıyım. Makina müzik kıyamet oldu. Canel heyecanla yanıma uçtu. Kuruşla oynadığımdan büyük ikramiyenin yüzde birini kazandığımı anlayınca bana küstü. Bu kadar kumar yeter deyip ne kar ne zarar çıktık. Benim karım Canel’in zararını kapattı anlayacağınız. İçeri girerken Canel’in ödediği parayı, çıkarken  ben aldım. Canel’e de vermedim. Kumar parası verilmez adettendir dedim.

Kumar tavsiye etmiyoruz ama Batum’da gidecekseniz illa, Radison Blu’da yaşadık biz bütün bunları. Hiç yabancılık çekmeyeceğiniz de kesin. Ortada Gürcü yok, hepsi bizim Karadenizli vatandaşlarımız. İtiraf etmeliyim ki,  hangi kumarhaneye gidelim diye kafa yormadık. Zaten kaldığımız otelin içerisinden geçiverdik. Dışarıdan da ayrıca kapısı var.

BATUM’da NEREDE KALDIK?

Tercihimiz Radisson Blu Oteli oldu. Alfabetik Tower’ın karşısında, şehir merkezinde olan bu otelden çok memnun ayrıldık. Odaları çok konforluydu. Turizmci olduğumuzu öğrenince de, odamızı ekstra talep etmeden business odaya upgrade ettiler. Deniz manzaralı oldukça geniş keyifli bir odada kaldık. Tek şehir gezilerinde otelin yıldızından çok konumu bizim için daha önemlidir.  Bu sefer kumarhane de yapılacaklar listemizde olduğundan bu oteli tercih ettik. İlk gece kumarhaneyi, ikinci gece de spayı ziyaret ettik. Malum ikinci günümüzde dağ tepe gezip yorulup üşüdük. Spada yorgunluk atmak iyi geldi.  Kahvaltısı da muhteşemdi. Çeşitli ve kaliteli bir büfe vardı. Taze sıkma portakal suyundan kuş sütü kuru üzümüne kadar yok yoktu. Resepsiyonda da turistler için info deski vardı. Zamanınız varsa otelin Roof Barında da biraz zaman geçirin. Şehri 18. Kattan seyredin.

Konumu, konforu, yemekleri, kumarhanesi, spası , turist desteği ve Roof Barı ile bu oteli Batum için öneriyoruz.

@ufukname